08

DEMLEME

Sayfa 77

Ekstraksiyon
&
Tat İlişkisi

EKSTRAKSİYON (ÖZÜTÜNÜ ALMA)

Ekstraksiyon, basitçe kavrulmuş ve öğütülmüş kahveden tatları ve diğer bileşenleri çözdüğümüz yöntemdir. Kahve demlenirken, öğütülmüş çekirdeklerden suya yüzlerce benzersiz bileşik çıkarılır. Ekstrakte edilen bileşikler kahvenin tadı ve aroması üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Ekstrakte edilmiş kahve, tipik olarak aşağıdaki suda çözünür bileşikleri içerir:

  • Kafein
  • Asitler
  • Lipitler
  • Şekerler
  • Karbonhidratlar
EKSTRAKSİYON TADI NASIL ETKİLİYOR?

Kahve bileşiklerinin hepsi aynı oranda ekstrakte edilmez. Önce meyveli ve asidik notalar çıkarılır, ardından tatlılık ve denge, sonra da acılık gelir.

Yetersiz ekstrakte edilmiş kahve, denge için gereken tatlılığa ve asidik bir tada sahip olacaktır. Aşırı ekstrakte edilmiş bir demleme, tatlılık ve asitlik yaratan bileşikler boğulacağı için acı olacaktır.

MÜKEMMEL EKSTRAKSİYON SEVİYESİ NEDİR?

Ekstraksiyon ile ilgili yüzdeler ve Toplam Çözünmüş Katıların (TDS) ideal ekstraksiyon seviyesi şeklinde ifadeler duyabilirsiniz. Bu basitçe kahveden suya ne kadar "madde" aktarıldığını gösterir ve yaklaşık %18-22 ideal oran olarak kabul görür.

Ancak her kahvenin farklı bir karaktere sahip olduğunu unutmayın. "Mükemmel" sayıyı hedeflemek yerine, sizin için ideal olan tadı yakalamaya odaklanmalısınız.

Sayfa 78

Ekstraksiyonu
Kontrol &
Değişkenler

EKSTRAKSİYON NASIL KONTROL EDİLİR?

Kahveniz fazla ekşiyse, yeterince ekstrakte edilmemiş ve bu sebeple de asidik tatları diğer bileşiklere oranla daha baskın algılıyor olabilirsiniz. Bu noktada kahvenizi daha yavaş demlemeyi veya daha ince öğütmeyi denemelisiniz.

Kahveniz demlemeden kaynaklanan bir acılığa sahipse fazla ekstrakte edilmiş olabilir. Kahve çekirdeklerinizi daha büyük öğütüp demleme sürenizi kısaltarak bu problemin önüne geçebilirsiniz.

Koyu kavrulmuş çekirdekler ısıya daha uzun süre maruz kaldığı için daha hızlı çözünür. Bu yüzden koyu kavrulmuş çekirdekleri kalın öğütmelisiniz.

EKSTRAKSİYONU ETKİLEYEN DEĞİŞKENLER

Çözünürlük ve ekstraksiyon birçok faktörden etkilenebilir. Kahvenin genetik özellikleri gibi faktörlere müdahalede bulunamasak da öğütme boyutunu, su sıcaklığını, demleme yöntemini ve diğer değişkenleri ayarlayabiliriz.

Öğütme Boyutu

Daha fazla yüzey alanı açığa çıktığı için, ince öğütülmüş kahvede ekstraksiyon, kalın öğütülmüş kahveden daha hızlı gerçekleşir. Fakat ince öğütme, daha acı bir tat yaratma potansiyeline sahiptir, çünkü birçok bileşik hızlı bir şekilde ekstrakte olabilir. Kalın öğütme boyutu, daha fazla asitlik anlamına gelir. Öğütme çok kalın ise, zayıf, düz bir kahve elde edebilirsiniz çünkü aroma derinliği oluşturmak için yeterli bileşik ekstrakte edilmemiştir.

İnce öğütme aynı zamanda daha yoğundur, yani suyun zeminler arasından akması için daha az yer vardır. Pour over veya filtre kahve yöntemi ile hazırlanan kahvelerde bu, demleme süresini uzatır. Yani sadece kahve çekirdeklerini daha küçük boyutlarda öğüterek, demleme süresini uzatır ve ekstraksiyonun gerçekleşmesi için daha fazla fırsat sağlarsınız.

Öğütücünüzün kaliteli olması bu noktada çok önemlidir. Düşük kaliteli öğütücüler, öğüttüğünüz çekirdeklerin bazılarını istediğinizden çok daha ince öğütebilir ve bu durum istenmeyen tatlara yol açacaktır.

Demleme Süresi

Demleme ne kadar uzun sürerse, ekstraksiyon süresi de o denli uzayacaktır. Genel olarak, kısa süren demlemeler daha asidiktir. Hedeflenen süre ne kadar uzarsa kahve de o kadar acı olacaktır. Demleme yönteminin öneminin devreye girdiği nokta burasıdır.

Sayfa 79

Su Sıcaklığı
&
Yatak
Derinliği

Espresso genellikle çok kısa bir demleme süresine sahiptir ve suyu yoğun şekilde öğütülmüş kahvenin içinden geçmeye zorlamak için basınç kullanır. Bu, suyun daha kolay akmasına izin veren ve hızlı ekstraksiyon için daha fazla yüzey alanına sahip olan daha ince öğütme boyutuna uygun olmasını sağlar. French Press yöntemi espressoya göre daha uzun süren bir demlemedir, bu nedenle ekstraksiyonu yavaşlatmak ve acılığı önlemek için daha kalın bir öğütme yapılmalıdır.

Su Sıcaklığı ve Kalitesi

Kahve yapmak için "ideal" su sıcaklığı yaklaşık 91-96°C (195-205°F) civarındadır. Bu sıcaklık, suyun kaynama noktasına çok yakındır ve çoğu lezzet bileşiğinin suda kolayca çözüldüğü noktadır.

Suyun sıcaklığı ne kadar yüksek olursa, ekstraksiyon o kadar hızlı gerçekleşecektir. Su çok soğuksa, ekstraksiyon çok daha uzun sürer. Belli bir noktada, bazı bileşikler ayıklanmayacaktır. Bu nedenle soğuk demleme çok daha uzun sürer ve aynı çekirdeklerden yapılan sıcak demlemeden çok daha yoğun bir tada sahiptir.

SCA (The Specialty Coffee Association)'nin tavsiye ettiği su standartlarını ele alacak olursak pH nötr olmalı ve lezzeti etkileyebilecek kirleticiler içermemelidir.

Sert su, ekstraksiyona yardımcı olabilecek mineraller içerir. Magnezyum, meyveli, keskin tatlar ve kalsiyumun ekstraksiyonuna yardımcı olur ve kremsi notaları artırır. Ancak suda çok fazla mineral varsa, ekstraksiyon miktarını düşürüp lezzeti etkileyebilir.

Yatak Derinliği

Yatak derinliğinde önemli olan tutarlılıktır. Kahve partikülleri düzensiz bir şekilde yığılırsa veya dengesiz bir şekilde ıslanırsa, su, kahve partikülleri arasında kanallar oluşturur. Su her zaman en az dirençli rotayı kullanır, bu nedenle espresso için öğüttüğümüz çekirdekleri de benzer nedenlerle sıkıştırıyoruz. Yoğun bir kahve yatağı yapmazsak, su daha fazla havanın olduğu bölgelere doğru gidecektir.

Suyu çok hızlı ya da düzensiz dökmek kahve yatağını bozup, bazı partiküllerin yeteri kadar ıslanmasını önleyecektir. Bu durum her partikülün homojenize olarak çözünmesini engeller.

Sığ bir kahve yatağı fazla ekstraksiyona izin vermek için suyun çok hızlı geçmesini sağlar. Bir yatağın çok derin olması ise, su ve kahvenin çok uzun süre temas halinde kalmasına ve aşırı ekstraksiyona neden olabilir.

Ekstraksiyon, birçok değişkenin dengesidir. Ekstraksiyonun nasıl çalıştığını anlamak, kahvenizin profilini daha iyi kontrol etmenize olanak tanır ve değişkenler üzerinde ince ayarlar yaparak, yeni bir tat yelpazesi keşfetmenizi sağlar. Tutarlı ekstraksiyon, lezzetli kahve yapmanın anahtarıdır.

Sayfa 80

Güç, Verim
&
Demleme
Oranı

GÜÇ VE VERİM (STRENGTH AND YIELD)

Güç, anlaşılması kolay bir kavramdır: bir fincandaki toplam çözünmüş kahve katılarının ölçüsüdür (TDCS) ve genellikle yüzde olarak ifade edilir. Bir fincan kahve yüzde 1 TDS'e sahip ise bu, diğer yüzde 99'un su olduğu anlamına gelir. Güçlü kahveler, zayıf kahvelerden daha fazla TDS içerir.

"Güçlü kahve", çoğumuzun yanlış kullandığı tanıdık bir ifadedir. İnsanlar genellikle bir fincan kahvenin aromasından veya algılanan kafein içeriğinden bahsederken "güçlü kahve" derler. Teknik olarak konuşursak, güç yalnızca kahvenin gövdesine, yani ağzınızda nasıl hissettiğine işaret eder. Daha yüksek konsantrasyonda TDS içeren güçlü bir kahve, dilinizde yoğun olarak hissedilebilir. Zayıf olarak nitelendirilebilecek kahve ise daha düşük konsantrasyonda TDS içerdiğinden suya yakın bir tada sahiptir. Eğer iyi bir kahve elde etmek istiyorsanız %1 ile %2 arasında bir TDS oranına ulaşmanız gerekir.

Verim, ekstraksiyonu ölçmenin bir yoludur ve suyun kahve partiküllerinden ekstrakte ettiği madde miktarını ifade eder. Hedeflenen miktar %18 ile %22 arasındadır. Ekstraksiyon %18'in altına düşerse kahve under-extracted, %22'nin üzerine çıkarsa kahve over-extracted demektir.

Pour-over demleme, filtre üzerinden damlayan kahve
DEMLEME ORANI VE DOZ

Eğer bir demleme yapacaksanız kaç gram kahve ve kaç mililitre su kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Demleme oranınız direkt olarak kahvenizin TDS'ini yani ağızda bırakacağı hissi (gövdesini) etkileyecektir. Suyunuz için ne kadar fazla kahve kullanırsanız kahveniz o denli güçlü olur.

Yaygın olarak kullanılan kahve-su oranı 1:15, 1:16 veya 1:17'dir. Bu oran kullanacağınız her 1 gr kahve için 15, 16 veya 17 gr su kullanacağınız anlamına gelmektedir. Bu oranlar sizi "ideal" kahveye biraz daha yaklaştırabilir.

Sayfa 81

Temas Süresi
&
Su Kalitesi

ÖĞÜTME BOYUTU VE TEMAS SÜRESİ

Kahveyi öğütmek, bütün haldeki kahve çekirdeklerini daha küçük parçalara ayırmak demektir. Bütün haldeki kahve çekirdeği küçük bir yüzey alanına sahip olduğundan su, kısa sürede kahveyi yeterince ekstrakte edemeyecektir. Bu nedenle kahve çekirdekleri iri taneli (coarse) veya ince (fine) parçalar halinde öğütülerek suyun ekstraksiyonu gerçekleştirmesine yardımcı olur.

Öğütme boyutunun, kahvenizin ekstraksiyonu ve dolayısıyla aroması üzerinde önemli bir etkisi vardır. Daha ince partiküller, daha iri partiküllere göre daha büyük bir genel yüzey alanı sağlar. Bu da suyun akması ve aroma çıkarması için daha fazla alan anlamına gelir. Eğer başka hiçbir parametreyi değiştirmeden sadece daha ince öğütülmüş çekirdekleri kullanırsanız normalden daha yüksek bir oranda ekstraksiyon verimi elde edersiniz. Suyun, kahveyi ekstrakte etmek için daha fazla fırsatı olduğunda fincanınıza daha fazla çözünmüş madde aktarabilecektir. Elbette daha fazlası her zaman daha iyi değildir. Daha ince partiküllerle ekstraksiyon daha hızlı gerçekleştiği için, kolaylıkla aşırıya kaçabilirsiniz. Daha ince öğüttüğünüz kahve çekirdekleriniz suyla daha az temas süresi gerektirme eğilimindedir. İri öğütmek ise suyla olan temas süresini uzatma eğilimi gösterir.

SU

Kahve %98–99 sudur. Su hem bir içerik hem de bir eritici olduğu için bir araçtır. Kahve yaparken, taze ve lezzetli su kullanmak çok önemlidir.

Fazla yumuşatılmış suyla demlenen kahveler, yeterince çözünemeyeceğinden tadı aşırı asidik hatta ekşi olacaktır. Çok sert su kullandığınızda ise yüksek ekstraksiyona sebep olacağından bitter tatların önüne geçmek imkânsızdır.

SCA'nın tavsiye ettiği ve kabul edilebilir su değerleri:

Nitelik Hedeflenen Kabul Edilebilir Oran
Koku
Klor0 mg/L
Kalsiyum Sertliği
TDS150 mg/L75-250 mg/L
Alkalinite40 mg/L40 mg/L ya da yaklaşık
pH7,06,5-7,5
Sodyum10 mg/L10 mg/L ya da yaklaşık
Sayfa 82

Sıcaklık
&
Döküş

SICAKLIK

Su için ideal demleme sıcaklığının genellikle 91-96°C (195-205°F) arasında olduğu söylenir. Bu demek oluyor ki kaynama sıcaklığına erişmiş su kahve demlemek için çok sıcaktır. Su sıcaklığı, kahvede çözünen bileşiklerin nasıl çözündüğünü etkiler. Suyun çok sıcak olması, kahvenin çok daha hızlı çözünmesi anlamına gelir. Bu da bitter tatların açığa çıkmasına yol açabilir. Şayet ısı ayarlı bir kettle'a veya bir termometreye sahip değilseniz, suyunuzu kaynattıktan sonra en az 30 saniye bekleyip demlemenizi öyle gerçekleştirin.

DÖKÜŞ (POUR)

Şayet kahvenizi herhangi bir pour-over metodu kullanarak demliyorsanız, suyunuzu kahve partikülleriyle nasıl buluşturduğunuz çok önemli. Suyu kahve yatağına boca etmemeli, döküşe orta noktadan başlamalı, her partikülün eşit miktarda ıslanmasını sağlamalı, suyu çok hızlı ya da çok yavaş dökmemelisiniz.

Kahve çekirdekleri, değirmen ve pour-over ekipmanı
Sayfa 83

Çiçeklenme
(Blooming)

ÇİÇEKLENME (BLOOMING)

Hangi tekniği kullanırsanız kullanın, kahvenizi çiçeklendirmek (blooming) — yani, demlemeye başlarken kahve yatağını az miktarda (kullanılan kahve miktarının yaklaşık 2-3 katı) sıcak suyla önceden ıslatmak (30-45 sn. beklenilmelidir) — kahvenizi iyileştirmenin başka bir kolay yoludur. Temelde, blooming tarafından sağlanan ısı ve nem, kahveyi ekstraksiyon için hazırlar ve bunu iki şekilde yapar:

  1. Karbondioksit açığa çıkarır. Taze kahve, kavurma işlemi sırasında kahve çekirdeklerine hapsolduğu için çok miktarda karbondioksit içerir. Kahve yatağını ıslattığınızda, karbondioksit salınırken şişer ve kabarcıklar çıkarır. (Kahvenizin bayatladığına dair iyi bir gösterge, çiçeklenme sırasında çok az veya hiç kabarcık oluşmamasıdır.) Kahve doğal olarak karbondioksit açığa çıkarır, ancak sıcak su, işlemi hızlandırır. Karbondioksit, soda içen herkesin size söyleyebileceği gibi, acıdır. Çiçeklenme, tüm o acı karbondioksitin bardağınızda kalmamasını sağlar.

Kahve yatağına tek seferde çok fazla su eklemek karbondioksiti hapsedebilir ve çiçeklenmenin amacını bozabilir. Bu yüzden ideal olan, kullanılan kahve miktarının 2-3 katı kadar su kullanmaktır.

Kahvenin kavurma profili, tazeliği ve dozuna göre değişse de ideal bloom süresi 30-45 sn. arasındadır. Blooming esnasında kabarcıkların azaldığı ve yavaşladığı gözlemleniyorsa bu, bloomingi bitirmek için iyi bir sinyaldir.

Peki, neden sadece 30-45 sn. kadar beklemeliyiz? Neden bütün kabarcıklar sönene kadar beklemiyoruz? Birincisi, kabarcıklar genellikle durmaz. İkincisi, eğer karbondioksit kaçıyorsa, diğer uçucu aromatik bileşikler de havaya karışıyor demektir. Uçucu aromatikler inanılmaz derecede hassastır ve havaya yayılmaya meyillidir - bu yüzden uçucu olarak adlandırılırlar! - ama onları kahvede tutmak önemlidir çünkü lezzete büyük ölçüde katkıda bulunurlar.